refakatveziyaretb

 

Basın Video Arşivi

Etkinlik Takvimi3

Etik Kurul3

Hizmetiçi Eğitim Planı

Kalite Yönetim2

TUEK Tıpta Uzmanlık Eğitim Kurulu

Konsültasyon Hizmetleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziyaretçi Defteri

 

Basında Hastanemiz

Hastanemize Ulaşım

 

 

Aylık Hekim Çalışma Planı

 

Kurumsal Dökümanlar

Halkla İlişkiler Haber4 1diğer görüntüler için resime veya buraya tıklayınız

Hastanemiz Basın ve İletişim Sorumluları Antropolog Uzm. Rabia Onur Cansız ve Psikolog Sühan Yıldız Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunun daveti üzerine 22 Aralık 2017 Cuma günü Sağlık Hizmetlerinde Halkla İlişkiler dersine konuk oldular. Dönemin kapanış dersini gerçekleştiren Cansız ve Yıldız, sağlık hizmetlerinde halkla ilişkiler faaliyetlerinin nasıl koordine edilmesi gerektiğini örneklerle anlattılar.

“…şehir hastaneleri ile halkla ilişkilere ihtiyaç artacak…”

Halkla İlişkileri uygulayabilmek için önce halkla ilişkilerin gerçek anlamda ne olduğunun bilinmesi gerektiğini belirten Antropolog Uzm. Rabia Onur Cansız, halkla ilişkiler faaliyetlerinin bu konuda eğitim almış uzman kişiler tarafından yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Öğrencilere dersleri kapsamında yaptığı sunumda Sağlık Bakanlığının sağlık iletişimi alanında yaptığı atılımlardan bahseden Cansız, şehir hastanelerinin kurulmasıyla birlikte bu alana daha fazla ihtiyaç duyulacağını dile getirdi. “Şehir hastanelerinin kurulması ile birlikte bu hastanelerde yeni kültür inşaları gerekecek, kurumsal kimlikler oluşturulacak, iletişimin yönetimi sağlanırken bir taraftan tüm hedef kitlelere uygun olarak halkla ilişkiler faaliyetleri düzenlenmesi gerekecek, yeni sisteme uyum konusunda sağlık iletişimi stratejilerinin önemi daha çok ortaya çıkacak. Bu nedenle şehir hastanelerine geçerken bu konunun göz ardı edilmemesi gerekir.” Diyerek şehir hastanelerinin iletişim yönetiminin iyi planlanması gerektiğinin altını çizdi.

“…mutlaka bir Halkla İlişkiler Birimi kurulmalı…”

Cansız sözlerine “Hastanelerde kurumun tüm hedef kitleleriyle iletişim sürecinin yönetilmesi, yönetime danışmanlık hizmeti verilmesi, kurumsal kimlik, kurumsal kültür ve imaj, itibar yönetimi çalışmalarının yapılabilmesi için mutlaka bir halkla İlişkiler birimi kurulması gerekir. Şu an Sağlık Bakanlığı Hastanelerde Basın ve İletişim Birimi kurarak bunu gerçekleştirme anlamında güçlü adımlar attı. Ancak henüz halkla ilişkiler uygulamaları tam olarak gerçekleştirilemiyor her hastanede. Bunun yapılabilmesi için sosyal bilimler, iletişim alanlarında eğitim almış kişilere ihtiyaç var. Zaman içinde halkla ilişkiler yapılanmasının hastanelerde çok iyi bir durumda olacağına inanıyorum. Ankara Numune hastanesi köklü bir tarihe ve bunu referans alarak yapılandırdığı güçlü bir halkla ilişkiler birimine sahip. Hastanemizde halkla ilişkiler, olması gerektiği gibi tüm alanlarıyla gerçekleştiriliyor. Kurum içi ve kurum dışı halkla ilişkiler faaliyetleri tüm hedef kitlelere yönelik olarak planlanıyor ve kurumu tanıma, tanıtma ve hedef kitleleri tanıma noktasında bir çok faaliyet gerçekleştiriliyor. İletişim yönetimine dair yapılması gerekenler hedef kitlelerin özellikleri göz önüne alınarak gerçekleştiriliyor. Bir çok sosyal sorumluluk projesi hayata geçiriliyor.” İfadesiyle devam etti.

“…halkla ilişkiler direkt üst yöneticiye bağlı olmalı…”

Halkla İlişkilerin bir yönetim fonksiyonu olması sebebiyle de kurumlarda, hastanelerde Halkla İlişkiler Birimlerinin ara yönetici olmadan direkt üst yöneticiye bağlı olarak konumlandırılması gerektiğini belirten Cansız, hastanelerde halkla ilişkilerin neden gerekli olduğunu Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin güçlü kurumsal kültürünü örnek vererek, Ankara’da yaşanan terör saldırılarında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin krizleri başarıyla nasıl yönettiğini anlattı.

“…çalışanlar çağrı beklemeden hastaneye koştular…”

Cansız sözlerini “Ankara Garında yaşanan terör saldırısında patlama sonrası patlama yerine en yakın hastane olan Ankara Numune EAH Acil Servisine gelen yüzlerce yaralıya başarıyla sağlık hizmeti verilmiş, aynı anda on beş ameliyat masası çalışmaya başlamış, olaydan iki saat sonra her şey stabil hale getirilmişti. Hiçbir sağlık hizmeti aksamadan yaralılara gerekli müdahaleler gerçekleştirilmiş ve yaralı isimleri tespit edilerek resmi kurumlara bilgiler verilmiştir. Bu başarılı kriz yönetimini sağlayan şey güçlü kurum kültürü idi. Çünkü kuruma bağlılığı olan ve hiçbir çağrıya gerek kalmadan patlama haberini alır almaz hastaneye koşan çalışanlar bu krizin başarıyla yönetilmesini sağladılar.

Doktorundan hemşiresine, klinik eğitim görevlisinden temizlik personeline ve hatta emekli personeline kadar çalışanlar kendi istekleri ve kendi imkanlarıyla hastaneye koşmuşlardı. Çalışanlarda bu kurumsal aidiyet duygusunu oluşturan şey kurum kültürü sayesinde gerçekleşir.

Çünkü tıpkı toplumlar gibi kurumların da kültürü vardır ve o kültürün içinde yaşayanlar kültüre göre hareket ederler. Kurumlarda kültürün, imajın, itibarın ve dolayısıyla kurumsal vatandaşlık bilinci dediğimiz kuruma aidiyet ve bağlılık davranışının gelişmesi için yapılması gerekenlerin başında da halkla ilişkiler uygulamaları gelir. İyi, doğru ve güvenilir, eğitimli eller aracılığıyla, kuralına uygun olarak yürütülen halkla ilişkiler faaliyetleri kurumlara her zaman fayda sağlar. Bu anlamda gelecekte sağlık alanında halkla ilişkiler uygulamalarına daha fazla ihtiyaç duyulacak, bu nedenle sağlık iletişimi ve halkla ilişkiler konusunda akademik ve pratik dünyanın çalışanları arasında gerçekleşecek bilgi paylaşımları çok önemli.” İfadeleriyle devam etti.

“…sağlık alanında halkla ilişkilerin faydalarına inanan bir Hastane Yöneticimiz var…”

Ankara Numune EAH’nde yürütülen halkla ilişkiler faaliyetlerinden örneklerle bahseden ve Halkla İlişkilerin gerçekleştirilebilmesi için önce yöneticinin buna inanması gerektiğini anlatan Cansız, “bu anlamda hastanemiz çok şanslı. Çünkü bizim sağlık iletişiminde halkla ilişkiler uygulamalarının faydalarına inanan ve bu çalışmaları destekleyen bir Hastane Yöneticimiz var. Güçlü kurumsal kültürümüzün devamlılığının sağlanmasında da Hastane Yöneticimiz Prof. Dr. Nurullah Zengin’in bu konuda inancı ve desteği çok fazladır. Bu nedenle sağlık alanındaki yöneticilere de sağlık iletişimi ve halkla ilişkiler konusunda gerekli bilgiler aktarılmalıdır.” Diyerek sunumunu bitirdi. Sunumun sonunda Antropolog Uzm. Rabia Onur Cansız ve Psikolog Sühan Yıldız öğrencilerden gelen soruları cevapladılar.

Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Perihan Şenel Tekin’in konuşması ve öğrencilerin de soru ve katkıları ile tamamlanan ders hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.