refakatveziyaretb

 

Basın Video Arşivi

Etkinlik Takvimi3

Etik Kurul3

Hizmetiçi Eğitim Planı

Kalite Yönetim2

TUEK Tıpta Uzmanlık Eğitim Kurulu

Konsültasyon Hizmetleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziyaretçi Defteri

 

Basında Hastanemiz

Hastanemize Ulaşım

 

 

Aylık Hekim Çalışma Planı

 

Kurumsal Dökümanlar

IMG 8451 1diğer görüntüler için resime veya buraya tıklayınız

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ve Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliğiyle düzenlenen 3. Uluslararası Sağlık İletişimi Sempozyumu (SİS2017), 2-3 Kasım 2017 tarihlerinde Erzurum’da Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mevlüt Doğan, Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut, Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü İbrahim Barbaros Akçakaya, Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Naci İspir, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sempozyum Kurucu Başkanı Prof. Dr. Erkan Yüksel, Sempozyum Komite Başkanı Doç. Dr. Besim Yıldırım, basın mensupları, akademisyenler, iletişimciler, sağlıkçılar ve öğrencilerin katıldığı ve yaklaşık 100 konuşmacının yer aldığı sempozyumda, sağlık haberleri, sağlık çalışanlarıyla hasta ve yakınları arasındaki iletişim, kurumsal iletişim, kitle iletişimi konuları ele alınarak sunumlar yapıldı.

Antropolog Uzm. Rabia Onur Cansız Sis 2017 320x180videoyu izlemek için resime veya buraya tıklayınız

Hastanemiz Halkla İlişkiler, Basın ve İletişim Birimi Sorumluları Antropolog Uzm. Rabia Onur Cansız ve Psikolog Sühan Yıldız da sempozyuma kabul edilen ve birlikte hazırladıkları iki bildiriyi hastanemiz adına sundular.

“…sağlık, kültürel boyutuyla birlikte ele alınmalı…”

Antropolog Uzm. Rabia Onur Cansız “Tıbbi Antropolojinin Sağlık İletişimindeki Önemi” başlığı altında hazırladıkları çalışmanın sunumunu yaptı. Sunumunda, insan ve kültür ilişkisini inceleyen sosyal antropolojinin bir alt dalı olan ve sağlık-kültür ilişkisi üzerinde duran tıbbi antropolojiyi ve bu alanda yapılan çalışmaları örnekler vererek anlattı. Kültürün, bir toplumun yaşama biçimi; bir toplumun üyelerinin düşüncelerini, davranışlarını, ibadetlerini, giyimlerini,  beslenmelerini, sağlık/hastalık/tedaviye yaklaşım biçimlerini gösteren ve etkileyen unsurların bütünü olduğunu anlatan Cansız, sosyo-kültürel yapılar içinde hastalık ve sağlık anlayışının, tedavi usullerinin nasıl farklılaştığını dünyada yapılan antropolojik çalışmaların örnekleriyle anlatı. Günümüzde sağlığın sadece tıp bilimiyle açıklanmak yerine bütüncül bakış açısıyla bireyin içinde yaşadığı toplumun psikolojik, sosyolojik, politik, ekonomik ve kültürel boyutuyla birlikte ele alınarak açıklanması gereken bir olgu olarak kabul edilmekte olduğunun altını çizdi. Bu bağlamda sağlığın kültürel boyutuyla ele alınması konusunda tıbbi antropolojik çalışmaların yol gösterici olacağını ifade etti. Cansız sunumunu “Farklı hastalık-sağlık anlayışları, geleneksel tedavi yöntemleri, geleneksel hasta-hekim ilişkisi, geleneksel beslenme gibi konularda yapılan araştırmalarla bilimsel anlamdaki halk sağlığı standartlarının, halkın benimsediği kalıplar içerisine nasıl yerleştirileceği ve uygulamada nasıl bir yöntem izlenileceği gösterilir. Sağlıkla ilgili mesaj içeriklerinin nasıl oluşturulacağı, hasta-hekim iletişimini etkileyen kültürel sağlık davranışlarının neler olduğu, kurumsal kültür çalışmaları yapılırken toplumun kültürel özelliklerinin de dikkate alınması gibi konular tıbbi antropolojik araştırmalardan elde edilen veriler ışığında öğrenilebilir ve planlanabilir. Bu nedenle tıbbi antropolojinin sağlık sistemi içine entegre edilmesi ve antropolojik çalışmaların yaygınlaştırılması gerekmektedir. Sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve sunumunda toplumun içinde yaşadığı kültürün mutlaka dikkate alınması gerekir. ”sözleriyle tamamladı. 

Psikolog Sühan Yıldız Sis 2017 320x180videoyu izlemek için resime veya buraya tıklayınız 

“…sağlık çalışanlarından oluşan bir ekip danışmanlık yapmalı…”

Psikolog Sühan Yıldız, “Televizyon Dizilerinin Sağlık Hizmetlerine İlişkin Algıya Etkilerinin İncelenmesi: Kalp Atışı Örneği” başlıklı çalışmaya ait sunumunda,  Kalp Atışı adlı televizyon dizisi örneğinden yola çıkarak sağlık çalışanlarının dizilerde sağlık profesyonelleri ve sağlık hizmetlerine yönelik oluşturulan algı hakkındaki düşüncelerini ortaya koymayı amaçladıklarını belirtti. Çalışmada Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan 20 sağlık çalışanına Kalp Atışı dizisinden seçtikleri beş video görüntüsü izlettiklerini ve ardından izleyenlere sağlık hizmetleri ile ilgili sorular yönelttiklerini anlattı. Videoların görüntülerini izleyen sağlık çalışanlarının gerçeklik, sağlık çalışanı imajı, sağlık sistemi imajı gibi konulardaki algılarını ölçmek üzere hazırlanan sorulara verdikleri cevapların çalışma kapsamında değerlendirildiğini anlatan Yıldız, çalışanların Kalp Atışı dizisini hiç izlemediklerini ve videolarda gördükleri sahnelere oldukça tepki verdiklerini anlattı. Dizideki sahnelerin gerçekleri yansıtmadığını, sağlık çalışanları için olumsuz imaj oluşturacağını, sağlık hizmetlerine yönelik olumsuz algılara neden olacağını ifade ettiklerini belirtti.  Yıldız sözlerine şöyle devam etti: “Diziyi izleyenler Kalp Atışı dizisinde sağlıkla ilgili bilgilerin ve davranışların danışılması konusunda bir sağlık danışmanının görev yapmadığını düşündüklerini dile getirdiler. Sağlık çalışanlarını bazı sahnelerde merhametsiz bazı sahnelerde üstün yetenekli bazı sahnelerde başına buyruk gösterdiklerini ve bu durumun hastaneye gelen hastaların algısını etkileyebileceğini düşündüklerini ifade ettiler. Sağlık hizmetleri sunumunun gerçekçi olmadığını, sağlık çalışanlarının görev alanlarıyla ilgili karmaşıklık olduğunu belirttiler. Bu çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında söyleyebiliriz ki, televizyon dizileri toplumun her kesiminin algısını etkileyebilir. Bu nedenle televizyon dizilerine mutlaka sağlık çalışanlarından oluşan bir ekip danışmanlık yapmalıdır. Televizyon dizileri Sağlık Bakanlığı tarafından incelenmeli ve sağlık çalışanlarına ve hizmetlerine yönelik oluşabilecek olumsuz algılara karşı önlem almalıdır. Medya sektörü de bu konuda sorumluluk üstlenmelidir.”

Yrd. Doç. Dr. Perihan Şenel Tekin Sis 2017 320x180videoyu izlemek için resime veya buraya tıklayınız

3. Uluslararası Sağlık İletişimi Sempozyumunda hastanemiz tarafından 2016 yılında Hemodiyaliz Merkezimizde başlatılan ve Çankaya Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile işbirliği içinde hayat geçirilen Gönülden Destek Projesinin anlatıldığı sunum da Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Perihan Şenel Tekin tarafından hastanemiz ve ortak kurumlar adına sunuldu. “Diyaliz Hastalarına "Gönülden Destek": Bir Sosyal Sorumluluk Deneyimi” başlıklı sunumda hastanemizde hemodiyaliz hastalarına yönelik olarak başlattığımız Gönülden Destek Projesinin amaçları, faaliyetleri ve çok yönlü faydaları anlatıldı.

“…Gönülden Destek Projesi tüm hastanelere yaygınlaştırılabilir…”

Yrd. Doç. Dr. Perihan Şenel Tekin yaptığı sunumda şunları kaydetti: “Modern dünyada geleneksel ifade ile hayırseverliğe karşılık gelen sosyal sorumluluk kavramı, bireylerin olduğu kadar kurumların da duyarlılık gösterdiği bir konudur. Özellikle toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projeleri ile hem bu projelerden yararlanan kişilerin hem de projeyi gerçekleştiren kurumların olumlu sonuçlar aldıkları gözlenmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kronik hastalıklardan muzdarip hasta ve hasta yakınları hastalığın sebep olduğu yükler nedeni ile toplumun dezavantajlı kesimleri olarak görülmektedir. Kronik hastalıklar fizyolojik sorunlar yanında psikolojik destek gerektiren sorunlara da yol açabilmektedir. Bu kapsamda kronik böbrek hastalıkları nedeni ile diyaliz tedavisinden yararlanan bireylerin hastalık yükü ile baş etme yöntemlerinden birisi olarak Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından geliştirilen “Diyaliz Hastaları İçin Gönülden Destek Projesi” Ankara Üniversitesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Çankaya Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliği ile hayata geçirildi. Proje Eylül 2016’da başladı ve projede Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programında eğitim gören 40 öğrencinin Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hemodiyaliz Merkezinde tedavi gören hastalara eğitmen eşliğinde el sanatları etkinlikleri ve ayrıca kitap okuma faaliyeti ile destek olmaları sağlandı. Hemodiyaliz hastaları kronik böbrek yetmezliği sonucunda haftada üç gün yaklaşık dört saat diyaliz ünitelerinde yatarak hemodiyaliz tedavisinden yararlanmaktadır. Proje gerek tedavi sürecinin zorlukları gerekse kronik bir hastalığın kendilerinde yarattığı maddi ve manevi sıkıntılar nedeni ile içe dönük, mutsuz ve diğer hastalarla dahi iletişime geçmeyen bu hastaların sorunlarını bir miktar hafifletmeyi amaçlamaktadır. Proje sürekliliği olan bir projedir ve başladığı günden bu yana hemodiyaliz hastaları hem el sanatları ürünleri üretmekte hem de tedavi esnasında moral bulmaktadır. Ayrıca üretilen eserler yılsonu sergileri düzenlenerek halkın beğenisine ve satışa sunulmaktadır. Hastalarla, öğrencilerle ve çalışanlarla yapılan görüşmelerde olumlu geri bildirimler alınmıştır. Hastalar tedavi sürecinin olumsuzluklarını unutarak bir şeyler üretmenin verdiği mutluluğu yaşadıkları için morallerinde yükselme olduğunu ifade etmişlerdir. Çalışanlar da hastaların tedaviye daha uyumlu olduklarını dile getirmişlerdir. Ayrıca olumlu bir tedavi ortamı oluşturulduğunu ve bunun hem hastalara hem de çalışanlara iyi geldiğini anlatmışlardır. Öğrenciler de hasta ile iletişim kurma konusunda deneyim ve beceri kazandıkları ve hatta toplumsal değerlerin yaşatılmasına katkıda bulundukları için mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Gönülden Destek Projesi tüm hastanelere yaygınlaştırılabilir.”